Avril Violet Préscy Okul Müdiresi


Mesaj Sayısı: 44 Kayıt tarihi: 29/10/08
 | Konu: Görücülük Alımları Çarş. Ekim 29, 2008 8:37 pm | |
| Ad: Soyad: Örnek rp: Görücüler----- |
|
Odéthia Léti Black 1. Sınıf Slytherin Öğrencisi & Bina Başkanı

Mesaj Sayısı: 3 Kayıt tarihi: 30/11/08
 | Konu: Geri: Görücülük Alımları Salı Ara. 23, 2008 6:06 pm | |
| Odéthia Léti Black ( Hazır el değirmişken Lady Faith Riddle yapıverin xD ) Tüm Gece ~Bu gün bir şeyler olacağını hissediyordu ... Görücü değildi belki göremiyordu ama, bir şeyler olacağından ismi gibi emindi ... Şimdi elinde bir kitap vardı, ismi suç ve ceza koyulmuş bir kitap ... Okumak istiyordu bu kitabı, dört yıldır dolabında öylesine duruyordu ... Kitabın üzerinde yılların tozu vardı, elini üzerinde gezdirip tozların birer birer yok olmasını seyretti ... Kapağını yavaşca açtı ve ilk sayfadan okumaya başladı kitabı ... Dört aydır evin kirasını verememişti. Evin sahibi onu mahkemeye verecekti. Uzun süreden beri hasta olmasına rağmen yaşlı Teteri kadının evine gidebilirdi. Daha önceki yüksüğe 1.5 Ruble veren kadın yeni getirdiği saate baktı ve “1.5 Ruble” dedi. Raskonikov kabul etmek zorundaydı çünkü kata çıkana kadar kimseyle karşılaşmamıştı. Yaşlı kadın, kız kardeşi ile beraber kalıyordu evde. Çok zengin olmasına rağmen, kız kardeşi hiç miras bırakmayacaktı. Kız kardeşini çoğu zaman döver, onun her işini takip etmesi gerektiğini düşünürdü.
Raskolnikov 1.5 Rubleyi aldı ve dışarı çıkıp bir meyhaneye gitti. Marmeladov yan masada oturuyor olmasına rağmen taşınıp sohbet etmekten kendini almamıştı. Marmeladov eşini çok seviyordu ve üç çocuğunu da; ama çok içyordu. O kadar ki ailenin geçimi için Sonya fahişelik yapmak zorunda kalmıştı. “Ne kadar fedakar bir kız bu Sonya” diye düşünmekten kendini almamıştı. Raskolnikov Marmeladov ‘un evine gittiklerinde eşi haykırışla onları yumruklamaya başladı. Hep içiyordu ve evdeki 20 Rubleyi götürüp içkiye vermişti. Marmeladov Raskolnikov cebindeki 50 Kapik’i oraya bırakarak uzaklaştı. Eve geldi, yorgundu. Nastasya bir mektup getirdi. Raskolnikov heyecanla okumaya başladı mektubu. Annesinden gelmişti mektup. Annesi kız kardeşi Dunya’dan bahsediyordu. Dunya, Luzhin adında çift memurluğu olan 45 yaşındaki biriyle evlenecekti. Hem Luzhin onların eşyalarıyla beraber Petersbur’ga gelmesi için yardım edecek, gelmelerini sağlayacaktı. Annesi, 60 mil ötedeki tren yoluna gitmek için bir araba ayarladığını, trende ise 3 ncü sınıfta güzel bir yolculuk yaptıktan sonra Petersburg’a gideceklerini ve onu çok özlediğini yazıyordu.
Raskolnikov “Bu evlilik olmayacak” diye düşündü. Dışarı çıktı ve birkaç saat dolaştıktan sonra yorgun düşüp bir yerde uyukladı. Kötü bir rüya gördükten sonra uyandı. Eve gitti. Saat 7’ye yaklaşıyordu. Saat uygundu. Aşağıdaki baltayı alacak kimseye gözükmeden yaşlı tefeci kadının evine gitti. İçeri girerken onu kimse görmemişti. 2 nci katta boya yapan adamlarda onu yukarı çıkarken görmemişlerdi.
Tefeci kadının evine girdi ve ona bir kültablası uzattı. Kadın kültablasına bakarken baltayı kafasına indirmişti. Kadının ölü bedeni yerde yatıyordu. İçeri daldı ve dolaptan sadece rehin verilmiş, birkaç parça altını cebine aldı. Yaşlı kadının kız kardeşiyle içeride karşılaştı. Kızın şaşkın bakışları altında baltayla onu da öldürdü. Doğrusu bir kişinin toplumdaki binlerce kişinin refahı ve mutluluğu için ölmesinin bir zararı yoktu. Üstelik bu tefeci kadın çok kötü biriydi. Kapıda birkaç kişi kapıyı vuruyorlardı. Hiç evden çıkmayan tefeci kadının, çıkacağı tutmuştu. Raskolnikov titriyor, dışarı çıkıp her şeyi itiraf etmek istiyordu ama yapmadı. Dışardakilerden biri kapının içeriden sürgülü olduğunu fark etti. Yaşlı kadına bir şey olduğunun farkına vardılar. İki kişi Kapıcıyı çağırmak için aşağı indi. Bu kaçmak için tam fırsattı, Raskolnikov kapıyı açtı, hızla merdivenlerden inmeye başladı, aşağıdan gürültü gelmeye başlayınca Raskolnikov boyacıların dairesinin kapısının arkasına saklandı ve kapıcı ile üç adam yukarı çıkınca o da dışarı çıkıp değişik bir yoldan eve gitti. Baltayı aldığı yere bıraktı. Çok korkmuştu ve titriyordu. Aldığı mücevherleri ve kıymetli takıları dışarıda bir yerde saklamayı ihmal etmedi.
“2 gün geçti hala uyanmadı” diye düşünüyordu Üniversite arkadaşı Razumikin. Doktor Zozimov hastalığı atıp kendisine geleceğini söylüyordu. Ama Raskolnikov uyanınca arkadaşını ve doktoru isteksiz bir vaziyette evden kovdu ve dışarı gidip bir bara oturdu. Eski gazeteleri okurken yanına gelen bir polis memuru melenkolik ve deli bir ruh haliyle cinayetten bahsedip, üstü kapalı her şeyi anlattı. Korktuğunu, endişelendiğini hiç hissettirmedi.
Ertesi gün eve geldiğinde annesi ve kız kardeşi Dünya’ nın kendisini beklediklerini gördü. Çocuğun halini gören anne şaşkınlıkla titriyordu. Onu ertesi gün bay Luzbinin geleceği görüşmeye çağırırken korkmuştu. Ertesi gün bay Luzbin onları ziyaret etttiğinde, Raskolnikov haklı çıkmanın gururu ile gülüyordu. Bay Luzbin kız kardeşi çok aşağılamış, onların fakir bir aile olduğunu değerlendirerek fazla istekte bulununca evden kovulmuştu. Hemen ardından Raskolnikov “elveda” diyerek evden ayrıldı. İnanamıyordum. Annesi oğlunun bu tavırla doğrusu ağlamaktan başka yapacak bir şeyleri yoktu. Raskolnikov melenkolik halde evi terkederken her nasılsa arkadaşı Ramuskin’e onları emanet etmeyi de ihmal etmemişti.
Bay Marmeledov’un cenazesi için evine gittiğinde Sonya’da oradaydı Sonya’ya karşı inanılmaz bir his içindeydi. Ailesi için Sonya’nın yaptığı fedekarlık onun gözlerini büyülemişti. Birkaç gün boyunca Sonya’yı düşündü ve fırsat buldukça onunla konuşmaya çalışarak geçirdi vaktini.
Polis memuru porifiri Raskolnikov’un (Mihailovis adında genç biri cinayeti işlediğini itiraf etmiş olmasına rağmen) cinayet işlediğini biliyor ve onun psikolojik durumunu bildiği için, itiraf etmesi için onu sıkıştırıyor ama tutuklamayacağını söylüyordu. Cinayeti işlediğini Sonya’ya itiraf etmişti. Sonya’da Raskolnikov’a “gidip teslim olmasını, yere kapanıp Allah’tan ve insanlardan özür dilemesini” istiyordu.
Sonuç olarak Raskolnikov vicdanının verdiği acıya dayanamayıp suçunu polise itiraf etti. 1.5 yıldır Sibirya’daydı Raskolnikov. Petersburg’ a, Razumukin ve kardeşi Dunya evlenmişlerdi. Mahkeme Raskolnikov’un iyi hali, parayı kullanmadığı, daha önceki yaşamında verimli bir üniversite öğrenimi yaptığı, fedakar kişiliği ve kendi kendine teslim olmasından dolayı, çok az bir cezayla 8 yıl kürek mahkumiyetine çarptırıldı. Raskolnikov’u Sonya her gün ziyaret ediyordu. Sibirya da ailesi ile sürekli mektuplaşan Sonya, Ramuzkin ve Dunya’nın tek haber kaynağıydı. Raskolnikov,Sonya’nın sevgisi ile hayata bağlandı ve geleceğin planlarını beraber hayal etmeye başladılar.Kitabı okurken birden içinde bir şeyler kıpırdamaya başlamıştı ...Kitaba başlarken hissettiği duygular tekrarlanmıyordu ... Bir şeyler olacaktı farkındaydı, üzerindeki battaniyesini fırlattı ve balkon'a çıktı ... Bir şeyler olacaktı belliydi, kolundaki dövme şimdi karanlık gök yüzünde parıl parıl parlıyor'du ... Bunun ölüm yiyenler için bir çağrı olduğu ap açık belliydi myra için ... Lady ve Lord belliki bir şeyler diyecekti ... Belkide tüm z.a.y üyelerinin sonu olacaktı ... Belkide bu hayatın son perdesi olacaktı onlar için ... Myra siyah cüppe ve kıyafetlerini hemen giyip asasını eline almıştı ... Büyük ihtimalle cole mezarlığında toplanacaklarını düşünerek oraya cisimlenmişti...Son Perde ~Hava'nın karanlık olmasıyla mezarlık zifiri karanlıktı ... Myra'nın içinde endişe 'den eser yoktu ... Muggle ve Zümrüdü Anka Yoldaşlığı büyük tehlikedeydi bunun için seviniyordu ... Karanlık sonsuza kadar devam edecekti ... Bu kadar basit olmayacaktı belkide ama, tam tersini düşünmekte çok güçtü ... Karşı taraf belkide " Zamansız Veda ! " olarak adlandıracaktı sonlarını ama Myra Aydınlığın Sonsuza dek yok olacağı günlerin çok hemde fazlasıyla çok yakın olduğuna emindi ... Düşüncelerin içinde gezinirken nihayet gereken yere geldiğini anlayıp durdu diğer ölüm yiyenleri süzerek Lord ve Lady'e baktı ... Herkez gibi o da gayet kararlıydı ... Myra Lord Ve Lady nin önünde eğilerek saygısını gösterdi ve bir kaç cümle konuşup sustu ..." Bakışlarınızdan konunun ciddiyeti anlaşılıyor efendim ... Bizleri buraya çağırarak sonu olmayan bir onur verdiniz ... Yapa bileceğim bir şey varmı Lord'um ? " demişti, sözlerini bitirdikten sonra geriye çekildi ... Konunun açılmasını sabırsızlıkla bekliyordu ... Lord'un bakışlarından hayır diye bileceği anlaşılıyordu Myra tam tamam diyecekti ki, bunun ne kadar saçma bir davranış olacağını anlayıp diğer ölüm yiyenlere baktı ... O sırada eski arkadaşlarından birisiyle göz göz'e gelmişti ... Olayın ciddiyetinde kalarak bir kaç adım daha geriye gidip Demyx'in yanına geldi ve fısıldarcasına konuşmaya başladı ... " Neler Oluyor Demyx ? " Kimsenin bu konu bu bakışlar, hakkında en ufak bir fikri yoktu ... Myra sorduğu sorunun cevabını almıştı ... Demyx "Bilemiyorum ama Önemli birşeyler olduğu Lordun düşünceli Bakışlarından belli oluyor Lyd"diyordu ... Fakat farklı olan bir şey vardı ki, Lord'un bakışlarında düşünceden çok sabırsızlık gözüküyordu ... Lord ne için sabırsızlanıyordu acaba ? Düşüncesine takılmıştı birden karanlık lordun nihayet tekrar harekete geçeceğini farkederek ... Sinsi bir gülümseyiş attı ... Tekrar Fısıldayarak Demyx İle konuşmaya başladı, onla konuşmaktan zevk alıyordu ... " Bu günden sonra her şey çok farklı olacak demyx her açıdan hemde ! Karanlık Lord Çok büyük görevler verecek bence demyx nihayet şanımıza yakışan bir zafere sahip olacağız ... Haksızmıyım ? Bizleri buraya boşuna çağıracak birisi değildir o ... " demişti ... Bu cümleler kısaydı ama çok uzun bir sürece sürükleyecekti herkezi ... Daha sonra sıkıldığının farkına varmıştı ... Lady'e bakıp, hemen Demyx'i dinlemişti ... Onunda konuşması bitince fısıldayarak konuştu ... " Lady bu kez her zamankinden daha kararlı gözüküyor, vay be ... Durum çok ciddi ... " Herkez çok kararlıydı myra'da bunların arasında yer alıyordu ... Demyx'e bakıyordu, hem duyacaklarını merak etmişti hemde sıkılmıştı ... Herkezin gelmesini ve bu toplantının adam gibi başlamasını bekliyordu ... Haksızmıydı ? Yoo ...Dip NOT: Devamını yazmadık ... xD |
|